Merhaba,

Yaşamımızın her alanında insanlarla iletişime gireriz. Bu doğal olan bir durumdur. Ancak karakterli, akıllı ve zeki insanları hayatımıza almamız, hayatımızda tutmamız Gelişim Yolculuğu ’muzun daha rahat, huzurlu, başarılı ve verimli geçmesi için çok ama çok önemli.

Nasıl evimize, bahçemize her önüne gelen giremiyorsa, hayatımıza da herkes girmemeli, hayatımızda yer almamalı. Seçici davranmak zorundayız. Bunun için kriterlerimiz olmalı.

Öncelikle şu soruya cevap arayalım:

  1. Akıl ile zekâ arasında ne fark vardır?

Akıl ile zekâ birbiriyle bağlantılıdır; ancak farklı kavramlardır. Akıl; doğru ile yanlışı ayırt edebilme, fikir yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir.

Bilgi, birikim ve tecrübelere dayanarak zamanla aklı gelişir. ‘’Şimdiki aklım olsaydı neler yapardım neler!’’ sözünü kullananları çok görürüz ve duyarız.

Zekâ; olayı anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve çözme işidir. Halk arasında feraset de denir.

Aklı başkasından alabilirsiniz; ancak zekâyı alamazsınız.

Zeki, aklını doğru kullanandır.

Değişik fikirlerle, bilgilerle birinin aklını karıştırabilirsiniz. Zekâ doğuştandır onu karıştıramazsınız.  

Zekâ, 12 yaşına kadar hızlı gelişir.

Kısaca; bir insan bilgileri aklıyla alır; ancak roman veya şiiri zekâsıyla yazar. Yani şair veya yazar aklını kullanarak roman veya şiiri yazar. Ancak bu kişi bir matematik problemini çözemeyebilir.

Kişilerin zekâları farklı alanlarda iyidir. Her alanda iyi olmayabilir. Sözel zekâsı iyi olan birinin sayısal zekâsı iyi olmayabilir. Doğa zekâsı iyi olan biri görsel zekâsı iyi olmayabilir.  

 Çalışmayan bir öğrenci için ‘’Zeki; ama aklını kullanmıyor, ders çalışmıyor.’’ sözü durumu çok güzel özetliyor.

Başarıda zekâ %5, çalışmak ise %95’tir.

2. Bir insanın akıllı ve zeki olduğunu nasıl anlarız?

  1. Öncelikle, birinci olarak kullandığı dilden anlarız.

Kutadgu Bilig’te Yusuf Has Hacip’in dediği gibi:

‘’Aklın süsü dildir dilin süsü söz

İnsanın süsü yüzdür yüzün süsü ise göz’’

Bu prensip bir insanın seviyesini öğrenmemiz konusunda bize çok fazla ipucu verir.

Bir insanın aklının seviyesini kullandığı dilden anlarız. Dilinin seviyesini de kullandığı sözlerden, sözcüklerden anlarız. İnsanın sözel ifadelerinin dışında beden dili olarak da iletişime girer. Beden dilinde en önemlisi yüzdür. Yüz insanın özetidir. Yüzde en önemlisi gözdür. Gözler kalbin aynasıdır malum.

2. Akıllı ve zeki kişiler geçmişe takılıp kalmazlar.

Dün olan şeyleri bugüne taşımazlar. Geçmişi geçmişte bırakırlar. Ellerinde olan bugünün, şimdinin en kıymetli hazineleri olduğunun bilincinde hareket eder. Zamanlarına ve kendilerine sahip çıkarlar.

3. Akıllı ve zeki kişiler günceli yakalar

Yaşadığı ana yön veren önemli bilgiler konusunda bilgi sahibi olur. Kendisini, çevresini, ülkesini ilgilendiren önemli konuları takip eder.

4. Yeteneklerinin farkındadır

Hangi alanda yeteneklerinin olduğunu, hangi alanda yeteneğinin az olduğunu veya olmadığını bilir. Ona göre kendini hangi alanda geliştirmesi gerektiğini bilir.

5. Gerçekçidir, realisttir.

Gerçek ile hayal arasındaki farkı bilir ve buna göre davranır. Beklentilerini akıllıca belirler ve gerçek yaşamda ulaşılabilir olup olmadığının ayırdına varır, buna göre tedbirlerini alır. 

6. Başarının, gelişmenin çaba ve gayrete bağlı olduğunu bilir.

Zeki ve akıllı olmasının kendisini bir yere kadar götüreceğini; ama asıl önemlisi olan kendisini geleceğe taşıyacak değerin çaba, gayret ve çalışma olduğunu bilir.  Mücadeleden vazgeçememek gerektiğini bilir. Pes etmemek gerektiğini bilir. Pes etmenin geriye gitmek olduğunu bilir; çünkü gelişmek, akıntıya kürek çekmek gibidir. Kürek çekmeyi bıraktığınız anda geriye düşersiniz. Öğrenmeniz azalır, gücünüz azalır.

Youtubedeki Gelişim Yolculuğu adlı kanalımda bu konuyla ilgili videomu izleyerek daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Her şey gönlünüzce olsun…

Bilgilen Gelişerek İlerle!

Saygılarımla… 

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir